Gezimizin sabahında, havalaanında güneş daha yeni doğarken, ilk kez göreceğimiz ülke, İtalya hakkında kitaplar karıştırıp, sert koyu kahve ve çaylarımız ile kendimize gelmeye çalışarak İtalyanca pratik ediyorduk:)
Bergamo' ya inerken daha havadan gördüğümüz görüntü bile bize "Evet biz bu ülkeyi çok seveceğiz ve bu harika bir tatil olacak" dedirtti. Araba kiraladığımız firmada tipik bir İtalyan bizi karşıladı ve işte ilk İtalyanca pratiği:) Aslına bakarsanız turistlere çok alışkın olan İtalyanlar İngilizce konuşma konusunda da oldukça rahatlar ve yardımcılar.
Bu kısa İtalya seyahatimizin önemli bir parçası da katılacağımız düğündü. Daha bir sene öncesinden davet edildiğimiz ve herşeyin en ince ayrıntısına kadar planlandığı düğünün yapılacağı Bergamo' ya yakın, şirin bir kasaba olan Coccaglio' daki otelimize yerleşmek üzere havaalanından ayrıldık.
Otelimiz ve odalardan görülen müthiş üzüm bağları...Tüm bu güzelliklerin bir parça keyfini çıkardıktan sonra Milano' ya doğru yola çıktık...
Milano, İtalya' nın kuzeyinde yer alan Lombardy bölgesinin başşehri, moda merkezi, aynı zamanda da Avrupa' nın pirinç ihtiyacını karşılayan önemli bir tarım alanı. 37 derece sıcak altında şehirde keşfedebildiğimiz noktalar; Piazza Duomo (Duomo Meydanı) ve Duomo Katedrali (Avrupa' nın en büyük üçüncü katedrali), dünyanın en eski alışveriş merkezi olarak kabul edilen Galleria Vittorio Emanuele ve bol air condition' lı mağazalar ile sınırlı kaldı. Şu ara Avrupa' da indirim olması da Milano turumuzda işimize yaradı:) Şehirdeki motorsiklet, scooter sayısı gözümüzden kaçmadı hatta bunun için birçok ünlü designer özel motorsiklet kaskları dahi tasarlamış ve Milano'da bunlar oldukça popüler gözüküyordu.
Cuma gecesi gelin ve damatın da katılacağı "İtalya' ya Hoşgeldiniz" yemeğine davetliydik. Üzüm bağlarının ortasında yer alan Bersi Serlini Franciacorta' nın o muhteşem atmosferi ile büyülendik...Lezzetli İtalyan yemekleri, çeşit çeşit peynir ve antipasta (bizim mezelerimizi andıran, İtalyan zeytinyağları ile sunulan kızartmalar, sebzeler, balıklar, kanepeler vb..), Bersi Serlini tarafından üretilen şarap ve şampanyalar, müzik, uzun zamandır görülmeyen arkadaşlarla muhabbet ve eşsiz manzara geceyi unutulmaz kıldı...
Cumartesi sabahı düğünden önce rotamız Bergamo' ydu, fakat klimalı ortamlar ardından 35-40 derece sıcaklar derken bir parça halsiz ve bitkin hissediyorduk kendimizi. Eczane ararken kaldığımız kasaba olan Coccaglio ve çevresindeki şirin kasabaları keşfettik.
Ve işte düğün zamanı geldi...Düğün mekanı olarak İtalya seçilmesi, gelin ve damadın yaptıkları seyahatlerde İtalya' ya ve özellikle bu bölgeye hayran olmaları yüzündenmiş. Düğün hakkında söyleyebileceğim, tüm hayatımız boyunca unutamayacağımız harika bir düğündü...
Pazar sabahı düğüne davetli, yaklaşık 10-12 farklı ülkeden gelen, değişik dil, din, değişik ırka sahip misafirler ve yeni evli çiftle ile birlikte yaptığımız brunch' ın ardından Venedik' e doğru yola çıktık. 2 saatlik yolculuğun ardından büyülü, romantik şehre, Venediğe varmıştık.
Venedik, İtalya' nın Venetia bölgesinin başşehri, 272 000 nüfuslu kanallar şehri, Adriyatik denizi ve Akdeniz' e olan bağlantıları ile yüzyıllarca ticaretin merkezi olmuş. Venedik, 150 kanal ve 400 köprü ile birbirine bağlanmış 118 minik adacıkdan oluşuyor. Kanallarda ulaşım "vaporetto" adı verilen deniz taksileri/otobüsleri ile yapılıyor. Gondollar ise daha çok turistik geziler ya da düğün gibi özel günlerde kullanılıyor. Venedikte İtalyanların ardından en büyük nüfusun Türklere ait olduğunu öğrenmek de oldukça ilginç oldu, adada yaşayan nüfusun 96.13 % 'ü İtalyan ve 0.47 % ' si de Türk. Venediğe ait diğer adalar da Murano (cam yapım atölyeleri ve harika cam eserleri ile meşhur), Burano (dantel üretimi ile meşhur), Lido (harika kum plajları ve Venedik Film Festivali ile meşhur), Giudecca (film stüdyosu ile meşhur).
Venedik hakkında çok fazla şey yazmayacağım, çok da fotoğraf paylaşmayacağım; anlatılamaz, biz büyülendik...Eğer tek yurtdışı seyahat hakkınız varsa seçiminizi Venedikten yana yapın, ya da nereye gitsem diye düşünüp seyahat planlama aşamasındaysanız Venediğe gidin ilk önce. Kaldığımız oteli gönül rahatlığı ile size önerebilirim; 5 odalı ve her odası birbirinden ayrı dekore edilmiş, St Mark meydanına ve Rialto köprüsüne çok ama çok yakın, çok şirin bir otel Casa Alla Fenice.
Yarın da Bergamo notları, fotoğrafları ve Milan-Venedik-Bergamo' da "Neleri sevdik, Neleri sevmedik" ...
not: Tüm fotoğrafların üzerine tıklayarak daha büyük boyutlarını görebilirsiniz.


















well.. it's like I knew!
Posted by: Short Skirt Upskirt | October 30, 2009 at 01:52 AM
eh. funny )
Posted by: Drunk Seduction Sex | October 21, 2009 at 04:37 PM
now I'll be in touch..
Posted by: Shemale Young | October 16, 2009 at 11:50 PM
Canim ne zaman gittin ne zaman dondun :) Gidicem diyodun ama benim aklimdan cikmis! Super zaman gecirmissiniz, iyi olmus. Opuyorum cok!
Posted by: Zeynep Seda | July 26, 2006 at 11:21 AM
Super bir gezi olmus; cok da guzel anlatmissin Gulnurcum. Bruksel'in 35 derece sicagindan biraz uzaklasmis gibi oldum...
Bizim Venedik gezimizde karsilastigimiz Italyanlar pek nazik degillerdi; Venedikliler Italya'nin kuzeylileriymis:))
Posted by: Dilek İştar | July 26, 2006 at 09:03 AM
Ben de Italya konusunda tarafsiz kalamayacagim ve ozellikle onerisine katılıyorum. Floransa hem sehri hem de muzeleri ve dunyaca unlu kirsal manzaralari ile unutulmaz guzellklere sahip.
Posted by: Nalan | July 26, 2006 at 08:58 AM
Cok sevindim guzle bir tatil gecirmenize. Italya gercekten gormeye deger bir yer... Bir dahakine Floransa'yi da katin...
Posted by: Ayca | July 25, 2006 at 03:59 PM